İçeriğe geç

Şiilerin Kuranı Kerimi farklı mı ?

Şiilerin Kur’anı Kerimi Farklı Mı? Tarihsel Bir Perspektiften Bakış

Tarih, bazen sadece olayların bir zincirini değil, aynı zamanda bu olayların insanlar üzerindeki etkilerini de anlamamıza olanak tanır. İnsanlık, geçmişteki kırılma noktalarını, toplumsal dönüşümleri, ideolojik mücadeleleri ve bu süreçlerin hangi değerleri şekillendirdiğini birer ipucu olarak bırakmıştır. Bugün, tarihsel bir bakış açısıyla geçmişi anlamaya çalışırken, aynı zamanda bu anlayışın günümüzle nasıl paralellikler kurduğunu da sorgulamamız gerekiyor. Bu noktada, Şiilerin Kur’an’ı Kerim’e bakışı, tarihsel bir sürecin ürünü olarak oldukça ilginç bir örnektir. Peki, Şiiler, Kur’an’ı Kerim’i farklı mı okur? Tüm bu sorulara, tarihsel süreçler, kırılma noktaları ve toplumsal dönüşümler üzerinden bir göz atalım.

İslam’ın İlk Döneminde Kur’an’ın Evrimi

İslam’ın doğuşuyla birlikte, Kur’an-ı Kerim, Müslümanların inançlarını şekillendiren kutsal bir metin olarak kabul edilmiştir. Ancak, ilk yıllarda, Kur’an’ın birleştirilen ve yazıya dökülen şekli, farklı topluluklar arasında değişik biçimlerde yorumlanıyordu. İslam’ın ilk yıllarındaki bu çeşitlilik, sonraki yıllarda özellikle Şii ve Sünni arasındaki ayrılıkla birlikte daha belirgin hale geldi. Şii Müslümanlar, İslam’ın ilk yıllarındaki bu çeşitliliği, zaman içinde daha derinlemesine bir inanç sistemine dönüştürdüler.

Kur’an’ın kendisi, her iki mezhep için de aynı metni temsil etmekle birlikte, Şiiler Kur’an’ı hem tarihsel hem de teolojik bakımdan farklı bir bağlamda ele almışlardır. Şii inanç sistemine göre, Kur’an, sadece Allah’ın kelamı değil, aynı zamanda doğru yolun izlenmesinde başvurulması gereken bir rehberdir. Bu noktada, Şiilerin Kur’an’a bakış açısı, belirli bir siyasal ve dini tarihi yansıtır.

Kur’an’ın Toplanması ve İlk Kırılma Noktası

İslam’ın ilk yıllarında, peygamberin vefatının ardından Kur’an’ın derlenmesi konusu, dini topluluklar arasında önemli bir tartışma konusu olmuştur. Sünni Müslümanlar, Kur’an’ın derlenmesi ve saklanmasında sahabelerin başlıca rolünü kabul ederken, Şii Müslümanlar, bu sürecin daha merkeziyetçi bir yapıya sahip olması gerektiğini savunmuşlardır. Şiiler, Ali’nin liderliğini ve yönetim anlayışını daha çok benimsemiş ve Kur’an’ın derlenmesinde Ali’nin ve Ali’nin soyunun daha etkili olması gerektiğini düşünmüşlerdir.

Bu bağlamda, Şii bakış açısında, Kur’an’ın sadece yazıya geçirilmiş bir metin değil, aynı zamanda bu metnin yorumu konusunda da Ali’nin ve Ali’nin soyundan gelen İmamların özel bir yeri olduğuna inanılmaktadır. Bu, Şii Müslümanlar için, sadece dini bir mesele değil, aynı zamanda siyasal bir duruşu da yansıtır.

Kur’an ve İmamlar: Şii İnancında Liderlik ve Kur’an’ın Yorumu

Şii inancının en belirgin özelliklerinden biri, Ali ve soyunun İmam olarak kabul edilmesidir. Şiiler, Kur’an’ın anlaşılmasında bu İmamların rehberliğine büyük bir önem atfederler. Şii doktrininde, İmamların sadece dini liderler değil, aynı zamanda Kur’an’ı doğru yorumlama yetkisine sahip oldukları kabul edilir. Bu da, Kur’an’ın yorumlanmasında ve uygulanmasında, Şii Müslümanlar için farklı bir bakış açısının doğmasına yol açmıştır.

Özetle, Şiilerin Kur’an’a bakışları, sadece metnin içeriğine değil, aynı zamanda bu metnin doğru şekilde anlaşılması ve uygulanması için gereken otoritenin kimde olduğuna dair derin bir inanç sistemine dayanır. Bu bakış açısı, Şii toplumu içinde İmamların merkezi bir figür haline gelmesinin ve onların rehberliğinin önemini pekiştirmiştir.

Kırılma Noktaları ve Toplumsal Dönüşüm

Kur’an’ın Şii yorumu, tarihsel olarak birkaç önemli kırılma noktasına denk gelir. Ali’nin halifeliğe yükselmesi ve ardından gelen taht kavgaları, Kur’an’ın toplumsal düzen üzerindeki etkisini belirleyen önemli dönemeçlerdir. Şii Müslümanlar, bu kırılmalarda, Kur’an’ın doğru şekilde anlaşılması ve yorumlanması için hem dini hem de toplumsal mücadeleler vermiştir. Bu süreç, yalnızca dini bir ayrım yaratmakla kalmamış, aynı zamanda toplumda iktidarın ve yönetimin kimlerin elinde olduğu konusunda da uzun vadeli etkiler yaratmıştır.

Günümüzde, Şii toplumunun Kur’an’a bakışı, geçmişteki bu tarihi kırılmaların izlerini taşır. Ancak, bu bakış açısının toplum içinde daha geniş kitlelere nasıl yayıldığı, özellikle eğitim, siyasal sistem ve kültürel yapılarla bağlantılıdır. Şii Müslümanların Kur’an’a bakışı, zamanla sadece dini bir mesele olmaktan çıkmış, aynı zamanda toplumsal bir kimlik halini almıştır.

Günümüzde Şiilerin Kur’an’a Bakışı ve Toplumsal Bağlam

Günümüzde, Şii Müslümanlar, Kur’an’ı yalnızca bir kutsal kitap olarak değil, aynı zamanda toplumsal ve siyasal bir araç olarak da görmekte ve bu çerçevede yorumlamaktadırlar. İmamların liderliği, toplumsal düzenin korunması ve doğru bir hayat sürülmesi için merkezi bir konumda kabul edilir. Kur’an, bu bakış açısıyla, sadece bireysel inancı şekillendiren bir metin değil, aynı zamanda toplumsal yapıyı düzenleyen bir rehberdir.

Sonuç olarak, Şiilerin Kur’an’ı farklı okuması, yalnızca dini bir mesele olmanın ötesine geçer; bu farklılık, aynı zamanda toplumsal yapının, iktidar ilişkilerinin ve tarihsel kırılmaların bir sonucudur. Bu bakış açısını anlamak, geçmişten bugüne olan paralellikleri kurmamıza ve toplumsal yapının nasıl evrildiğini daha iyi anlamamıza yardımcı olacaktır.

8 Yorum

  1. Belgin Belgin

    Şia ismi, Ali’nin Partisi anlamına gelen Şiat Ali hareketinden gelmektedir. Şii Müslümanlar, Hz. Muhammed’in kuzeni ve damadı olan Ali’nin İslam’ın lideri olarak Hz. Muhammed’in meşru halefi olduğuna inanırlar . Şia , hiç bir yazar, müfessir (tefsirci), ya da ravinin (rivayetçi) hatasız olabileceğine inanmaz. Bunun içindir ki, Şia hiç bir hadis kitabını tamam ve kusursuz olarak görmemektedir.

    • admin admin

      Belgin!

      Fikirlerinizle yazı daha etkili oldu.

  2. Metin Metin

    Şia’nın Kitapları: Ali (ra)’ye ait Kitab-ı Kaza-i Ali -ki Hz. Ali’nin fetvâlarını muhtevî olmalıdır-, Nehcü’l-Belâğa'(1), Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’in azadlısı Ebu Râfi’ye ait Kitâbu’s-Sünen ve’l-Ahkâm ve’l-Kadâyâ Şiî te’lîfat arasında zikredilir. Şia ismi, Ali’nin Partisi anlamına gelen Şiat Ali hareketinden gelmektedir. Şii Müslümanlar, Hz. Muhammed’in kuzeni ve damadı olan Ali’nin İslam’ın lideri olarak Hz. Muhammed’in meşru halefi olduğuna inanırlar .

    • admin admin

      Metin!

      Yorumlarınız yazının mesajını daha açık hale getirdi.

  3. Sevgi Sevgi

    Şia , hiç bir yazar, müfessir (tefsirci), ya da ravinin (rivayetçi) hatasız olabileceğine inanmaz. Bunun içindir ki, Şia hiç bir hadis kitabını tamam ve kusursuz olarak görmemektedir. Hatadan beri olan yegâne kitap, Kur’an-ı Kerîm’dir. Sünniler Peygamber’in örneğini takip etmeye odaklanırken, Şiiler bir dizi imam aracılığıyla Hz. Muhammed’in soyuna odaklanır. 2016 Sünniler Peygamber’in örneğini takip etmeye odaklanırken, Şiiler bir dizi imam aracılığıyla Hz. Muhammed’in soyuna odaklanır.

    • admin admin

      Sevgi!

      Fikirleriniz yazının uyumunu güçlendirdi.

  4. Barış Barış

    Şii’lerin Kur’an’a bakışı Şiilerin Kur’an görüşü Sünnilerin görüşünden farklıdır, ancak her iki grubun çoğunluğu metnin aynı olduğuna inanmaktadır . Bazı Şiiler , Osman el yazmasının kanonik geçerliliğini tartışırken, Şii İmamlar, Kur’an metninin değiştirilmesi fikrini her zaman reddetmişlerdir. Şia’nın Kitapları: Ali (ra)’ye ait Kitab-ı Kaza-i Ali -ki Hz. Ali’nin fetvâlarını muhtevî olmalıdır-, Nehcü’l-Belâğa'(1), Hz.

    • admin admin

      Barış! Değerli dostum, yorumlarınız yazının güçlü yanlarını destekledi ve zayıf noktalarını tamamladı.

admin için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

beylikduzu escort beylikduzu escort avcılar escort taksim escort istanbul escort şişli escort esenyurt escort gunesli escort kapalı escort şişli escort
Sitemap
ilbet güncel giriş adresivdcasino infobetexper giriş